O adam…

Ocak 11, 2008 at 7:10 am (Bi kaç satır)

 

ne kafasını koyacak yastığı
ne arayanı, ne soranı
kış ortasında yazlık bir ceket…
onun en büyük varlığı.

ne bugünü…
ne yarını…
dünden gizli yalnızlığı
bin kitaba bedel bakışları
onun duruşunda saklı Adamlığı

(alıntı)

Kalıcı Bağlantı 4 Yorumlar

Bak yeşil yeşil

Kasım 9, 2007 at 1:42 pm (Bi kaç satır)

 Kapat gözlerini kimse görmesin
 Yalnız benim için bak yeşil yeşil
 Gözlerin kimseye ümit vermesin
 Yalnız benim için bak yeşil yeşil

 Seni öyle sevdim ölürcesine
 Tanrı’ nın yazdığı şiircesine
 İçimden geçeni bilircesine
 Yalnız benim için bak yeşil yeşil

 Bestekâr : Mustafa Seyran
 Güftekâr : Mehmet Erbulan
 

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Düşen bir yaprak…

Kasım 2, 2007 at 1:52 pm (Bi kaç satır)

  

Düşen bir yaprak görürsen,
Beni hatırla demiştin.
Biliyorsun seni ben
Sonbaharda sevmiştim

Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Bir anlık düştür hayat…

Ekim 19, 2007 at 6:46 am (Bi kaç satır)


Bir anlık düştür hayat.

Ve bir ağacın altında gölgelenmek kadar kısa. Nice güzellikler vardır, nice hasretler vardır henüz başlayan, nice sevdalar vardır kâinat kadar azametli. Hepsi; ama hepsi bir kaşık hüzünle noktalanmaya mahkûmdur. Bu dünya; gurûbların yarıştığı bir dünya. Tulûların gurûblarla tamamlandığı bir dünya. Her doğuş batışı, her batış bir doğuşu barındırır koynunda.
Hayat, hisseden gönüllere bir seraptır. Acıların tortulaştığı ömür için, günler salise olur, mevsimler saniye, seneler dakika. Yaşanan her güzellik, başlayan her sevdâ, ışık hızıyla geçer ömrün kenarından. İnsana yalnızca geçirdikleri arkasından buruk bakışlar kalır.

Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 2 Yorumlar

Gül Yaprağı

Ağustos 16, 2007 at 8:59 am (Bi kaç satır)

 

Uzakdoğu’da bir Budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu.
Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi.
Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.
Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu…

Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Aziz İstanbul

Ağustos 16, 2007 at 6:37 am (Bi kaç satır)

Aslında korkuyordum senden. Öylesine asil, öylesine güzel ve öylesine gösterişliydin ki, yanında varlık gösteremiyor, küçülüyor ve yok oluyordum. Tüm bunlar bir yana da asıl sorun, yürürken gururun düşse eğilip almayacak kadar mağrur oluşundu. Her zaman, her yerde seninleydik oysa ama sen bir kez olsun göz ucuyla bile bakmadın bana. Oynuyor muydun benimle, yoksa ben aşklarından birimiydim? Yeterince eğlendin mi peki? Ben yorgun ve ürkek adımlarla, aklım fikrim sende kaldırımlarını arşınlarken, hemen yanı başımda sen, o güzel dudaklarını gerip kıs kıs gülüyor muydun bana?

Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Elvedalarım Dönüşüm Oldu…

Ağustos 16, 2007 at 6:32 am (Bi kaç satır)

 

Günlerin esareti ile bir gün daha bitiyor…
Ne zaman başlamıştı, paslaşmalar ile tanışma faslı?
Günlerin acele etmeden, günü zor terk ettiği günlerdi.
Uzun sohbetlerin anısı büyüktü.
Arkadaşlık mıydı? Tanışıklık mı?
Yıllar öncesine dayanan geç kalınmış zamanların birlikteliği miydi? ..
Sözlerle dokunuşları içinde barındıran,
çocukluğa kadar uzanan masumiyetti ya da.
Birlikteliği kutsal kılan da buydu.
Artık suretler yoktu, yüzler belirgin değildi.
Mezar sessizliğinde olan ruhlar, ölmüşte dirilmek üzereydi.
Yavaş yavaş canlanıyordu duygular.

Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 2 Yorumlar

Cennetim Olur musun?

Ağustos 13, 2007 at 7:47 pm (Bi kaç satır)

elini tutsam, dünyanın öbür ucuna benimle birlikte gelir misin? bekle desem, dünyanın bir ucunda beni bekler misin?
denizimde fırtınalar çıktığında limanım olur musun? karanlık bastırdığında deniz fenerim, hava açınca yıldızlarım olur musun; bulutlar göğü kapladığında pusulam?
mihengim, turnusol kağıdım olur musun? yüreğimin suyu bulandıkça onu durultacak iksirim?
….

Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 4 Yorumlar