Medîne Medeniyeti
Medeniyet kavramının kökü Medine kelimesine dayanmaktadır. Medîneli bu bakımdan medenî demektir. Yani şehirli, şehirde yaşamanın şartlarını kabul eden ve yerine getiren insan. Ya da medenî, Medîneli anlamına gelmektedir. Bu şehrin adı İslam’dan önce Yesrib idi. Yani burada yaşayan insanlar daha medenî olmamıştı. Cahiliyye dönemi insanlarının putperestlikten tutun da içki, kumar, fuhuş, kabilecilik, kavga, savaş, ırkçılık vs. medeniyetin gereklerinden uzak her türlü mel’aneti işledikleri Yesrib, artık İslam’la birlikte Medîne olmuştu. Medineli olmak artık medenî olmaktı. Medeniliğin gerekleri kendini bir bir göstermeye başlamıştı. İlk önce “ensar” olmakla medenî olma yolunda ilk adımı atmışlardı. Daha önce unutulmuş olan bu kavram sanki İslam’la birlikte ihya olmuş, yeniden doğmuştu. Koşuyordu Medineliler Mekke’den gelen kardeşlerinin yardımına. Her bir Medineli bir Mekkeliyi kardeş edinmişti. Malını, parasını, tarlasını paylaşmıştı onunla. Mademki medenî olmuşlardı, daha önce unutmuş oldukları sevgi kavramına bu vesileyle yeniden kavuşmuşlardı, seveceklerdi birbirlerini doyasıya.
Anka Kuşu: Bana Sırrını Aç..
Yönetmen : Mesut Uçakan
Senaryo : Mesut Uçakan
Oyuncular : Yalçın Dümer, Ceren Öztürk, Kenan Bal, Kaan Girgin, Gafur Uzuner, Rahmi Dilligil
Yapımcı : Mesut Uçakan
Görüntü Yönetmeni : Mehmet Gün
Müzik : Serkan Akgün
Süre : 1 saat, 35 dk.
Gösterim Tarihi : 9 Kasım 2007
Senaryo, idealist bir film yönetmeni olan Selman’ın gerçek aşka ve aşkın gerçeğine ulaşma çabası üzerine kuruludur. Hayatın arka planına bir ışık tutma iddiasındadır.
Selman, filmde içindeki ve dışındaki haksızlıklara, kuşatılmışlıklara başkaldıran çağdaş bir kahraman olarak yer alır.