BÜLBÜL
Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım.
Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı.
Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.
Işık yok,yolcu yok,ses yok,bütün hilkat kesilmiş lal…
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlal.
Mühitin hali”insaniyet”in timsalidir sandım;
Dönüp maziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!
Taşarken haşr olup beynimden artık bin müselsel yad,
Zalamın sinesinden fışkıran memdud bir feryad,
O müstağrak,o durgun vecdi na-gah öyle coşturdu:
Ki vadiden bütün,yer yer eninler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nağmeler, Ya Rab, ne mevc-a-mevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti guya sur-ı mahşerdi!